Ana Sayfa  Kurumsal  Kampanyalar Basından Referanslar Bayim Olur musun S.S.S. İletişim-Hizmet Noktaları



Ana Menü
Çalışma Resimleri

UZMAN GÖRÜŞLERİ - UZM.DR.MİHRİBAN BAL (Göğüs Hastalıkları Uzmanı)


Astım, dünyada en sık rastlanan, üzerinde en çok araştırma yapılan kronik hastalıklardan biridir. Astımın görülme sıklığı giderek artmaktadır. Bu hastalık, erişkinlerde ve çocuklarda iş gücü kayıpları ve okul devamsızlıklarına neden olurken yaşam kalitesini olumsuz etkilemektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalarla astım tanısı konması kolaylaşmış, tedavisinde yenilikler ortaya çıkmış ve hastalık daha iyi tedavi edilir hale gelmiştir. Ülkemizde astımın görülme sıklığı araştırıldığında değişik bölgelerde çocuklarda %0.7-14.8 oranında erişkinlerde %0.3-7.6 oranında tespit edilmiştir. Diğer ülkelerde yapılan araştırmalar sonucunda gelişmiş batı toplumlarında nedenleri araştırılmış ''batılılaşma paketi'' başlığında birçok neden sıralanmıştır.
Bunlar;
-küçük aile,
-beslenme tipinde değişme
-aşı ve antibiyotiklerin sık kullanılması
-allerjen mağruziyetinde artış, olarak sıralanabilir
Astımın gelişmesinde rol oynayan asıl risk faktörlerini şöyle sınıflandırabiliriz:

1. Kişisel risk faktörler

2. Çevresel faktörler
a)Anne karnında:
Alerjiye maruz kalma, annenin beslenmesi, annenin gebelikte sigara içimi, annenin gebelikte ilaç kullanımı
b)Doğumsal: annenin yaşı, erken doğum, doğum şekli, anne sütüyle beslenme

c)Doğum sonrası:
allerjenle karşılaşma, sigaraya maruz kalma, hijyen teorisi, hava kirliliği, yaşam biçimi

Yukarıdaki risk faktörlerinden 'genetik' incelendiğinde; astım kalıtsal bir hastalık olarak tanımlanmıştır. Çocuğun, anne veya babadan biri astım hastası ise çocuk da %20-30 oranında, ikisinde birlikte astım hastalığı varsa %60-70 oranında astım hastalığı görülmektedir. Atopi(alerjik bünyeye sahip olmak)da genetiktir. Atopik kişilerde alerjik nezle, alerjik konjoktivit, alerjik astım, ürtiker, egzama sık görülür. Astım hastası olan kişiler Atopi yönünden incelendiğinde ise çocuk astımlılarda %80-90 oranında, erişkin astımlılarda %50 oranında Atopi tespit edilmiştir. Çevresel faktörlerden etkilenme anne karnında başlamaktadır. Gebelikte annenin allerjene maruz kalması, beslenme şekli, sigara içimi bebekte astım gelişme oranını arttırdığı bilinmektedir. Doğum sonrasında yukarıda sözünü ettiğimiz,'batılılaşma paketi' içinde yer alan hijyen teorisi son zamanlarda çok araştırılan konulardan biridir. Geniş ailelerde çocuk sayısının artması kreşlere erken başlanması ile enfeksiyon oranının artması Atopi ve astım gelişimine karşı koruyucu rol oynamaktadır. Araştırmalarda çiftlik yaşamında Atopi ve astım nadir görülmektedir. Astımda çevresel faktörlerden en sık bilinen nedenlerin başında solunumsal allerjenlere, maruziyet gelir. Bu allerjenlerden ev tozu akarları, kedi köpek allerjenleri ve polenler en sık karşılaşılanlardandır. Ev tozu akarlarına maruziyet duyarlılığı arttırmakta, astım gelişimi için risk oluşturmaktadır. Ev tozu akarlarının miktarı evin bulunduğu yere(deniz seviyesi,çiftlik..) ve evin farklı odalarına göre değişir. Ev tozları içindeki akarlar küçük örümcek benzeri canlılardır ve gözle görülemezler. Ortalama boyutları 0.3mm dir. Solunum yolu alerjisine neden olan iki çeşit akar vardır.
Bunlar; D.Pteronysiun ve D.farinea dır.

Akarlar, insan deri döküntüleriyle beslenirler. Başlıca yatak içinde (yatak, yastık, yorgan..)yaşarlar. Çünkü deri döküntüleri en çok buralarda bulunur. Akarların dışkıları da allerjendir. Yataklardan alının bir gram tozda 2000- 15000 arasında akar bulunur. Ev tozu akarlarına karşı olan alerji astım ve rinite nadiren de konjoktivite yol açar. Yakınmalar özellikle uykudan uyanınca başlar. Uzman bir hekim tarafından astım tanısı alan kişi hekimin uygun göreceği bir tedavi protokolüne göre medikal tedavi altına alınır. Bu tedavinin yanında hastalara hastalığa neden olan çevresel faktörlerden korunma yolları da öğretilmelidir. İnsanlar ortalama günde 8 saatini uyku da geçirirler. Bu nedenle yatak ve yatak odalarındaki ev tozu ve akarlarından korunmak için birçok koruyucu önlem ve ürün geliştirilmiştir. Yatakların temizliği de çok önemlidir. Özel sprey kullanımı sonrası yatak temizliği yapan sistemler (ülkemizde Potema yatak arındırma sistemi) akarların azaltılmasında ve koruyucu tedavide yardımcı olmaktadır. Yatak odalarındaki halıların kaldırılması, kaldırılamadığı durumlarda akar öldürücü spreyle temizlenmesi önerilir. Sonuç olarak astım hastalığı uygun medikal tedavi ve koruyucu önlemlerle kontrol altına alınabilir ve hastaların yaşam kalitesi yükseltilebilir.

Dr. Mihriban Bal
Göğüs Hastalıkları Uzmanı

 

 

 

Anahtar Kelimeler
Potema temizleme yatak nasıl temizlenir halı nasıl temizlenir koltuk nasıl temizlenir ev temizliği yatak temizliğikoltuk temizliği halı temizliği hijyen sprey hijyenik temizlik yatak hijyeni halı hijyeni koltuk hijyeni antibakteriyel sprey
astım alerji allerjik allerjik rinit alerji testi ev tozu akarı mite maytbakteri mikrop küf böcek geniz akıntısıotel hastane yurt işmerkezi temizliğicami halılarını yıkamamalı cami halı temizliği koltukları yıkamamalı yatakları yıkamamalı antibakteriyel kuru temizlik kuru temizleme antialerjik horst veith frank veith sultanahmet camisüleymaniye cami selimiye cami rixosmaxxroyal susesi sueno cornelia gloria istanbul antalya

2017 © potema.com.tr - Yonca Sistem

Kullanıcı Adı Şifre